Obezite nedenleri, obezite tedavisi, obezite cerrahisi ve obezite'de beslenme

line
  • Altunizade Mah.

  • Kısıklı Cad. Oymacı Sok. No:7 Üsküdar/İSTANBUL

line

Ameliyata hazırlık nasıl olmalı

Ameliyata hazırlık nasıl olmalı

Obezite Nedenleri ve Tedavileri 24 Mayıs 2017 / Çarşamba

Obezite cerrahisi ile ilgili merkezimize gelen her hasta, öncelikle etraflıca dinlenir ve uzun bir hikayesi alınır. Boy ve kilo ölçümü ve vücut kitle indeksi (VKİ) hesaplanmasından sonra hasta etraflıca dinlenir ve şeker, tansiyon, uyku apnesi gibi yandaş hastalık durumları bir bir sorgulanır. Önceki ameliyatlar, aldığı ilaçlar , uyku apnesi için CPAP kullanım durumu öğrenilecek şekilde uzun bir hikaye alınır. Sonra da ayrıntılı bir muayene ve klinik değerlendirme süreci esastır. Sigara içimi tercihen ameliyattan 2 ay önce sonlandırılmalıdır.

Diyetisyen ve Psikolog Görüşmeleri

Tüm hastalarımız mide küçültme ameliyatı öncesinde mutlaka psikoloğumuz ve diyetisyenimiz ile görüşürler. Ameliyatı neden olacaklarını, nasıl bir ameliyat olduğunu, ameliyat sonrasında kendilerini tam olarak nelerin beklediğini, nasıl bir diyet / beslenme ve yaşam tarzı ile karşı karşıya kalacaklarını, tüm muhtemel risk ve olası yan etkileri eksiksiz anladıklarını ve ciddi bir psikiyatrik hastalık, madde bağımlılığı, intihar düşüncesi ya da ?duygusal? yemek yeme bozukluğu olmadığını netleştirmemiz için bu şarttır.

Ameliyat Öncesi Diyet

Diyetisyenimiz ayrıca tüm mide küçültme ameliyatı kararı alınmış hastalarda, ilgili hastanın ameliyat öncesi en az son 10 gün boyunca uymaları gereken bir diyet verecektir. Bu diyetle amaçlanan ; verilen ilk kiloların karaciğerden olması sayesinde karaciğer yağlanmasını ve dolayısı ile büyüklüğünü azaltmaktır.

Kan ve İdrar Testleri

Mide küçültme ameliyatı öncesi hastalara, bir check-up programı gibi, kandaki vitamin ve bazı mineral düzeyleri de dahil olmak üzere ayrıntılı bir kan tahlili yapılır. Karaciğer, böbrek, kanama / pıhtılaşma fonksiyonları, kan grubu, virüs markerları gibi birçok durum kliniğimizdeki doktor ekibimiz tarafından ayrıntılı olarak değerlendirir.

Kalp , Akciğer, Endokrin ve Diğer Muayeneler

Bu aşamada endokrinoloji, kardiyoloji ve akciğer hastalıkları uzmanları ile birlikte çalışılmaktadır. Endokrinolog öncelikle Cushing, hipotiroidi gibi hormon hastalıklarına bağlı bir şişmanlığın söz konusu olmadığını muayene ve bazı kan testleri ile saptar. Diyabet (şeker hastalığı) varlığı, süresi, aşaması, insülin kullanma durumu da bu aşamada net biçimde ortaya konulacaktır.

Morbid obezite cerrahisi adaylarını bir kalp doktoru ve göğüs hastalıkları uzmanı görür. Kardiyolog detaylı hikaye ve muayene sonrasında hastanın yaşına ve basit tetkik sonuçlarına göre kimi zaman eforlu EKG ve hemen her zaman da normal EKG ve ekokardiyografi (EKO) . Akciğer sağlığının değerlendirilmesi için göğüs hastalıkları uzmanları ; Gene hikaye ve muayenenin ardından akciğer uzmanı mutlaka solunum fonksiyon testleri ve röntgen filmi uygular ve belki de kan gazlarını görmek isteyebilir.

Morbid Obezite Ameliyatı Öncesinde Mutlaka Yapılması Gerekenler ?

Çok önemli iki tanı aracı tüm morbid obezite ameliyatlarından önce rutin olarak kullanılmak zorundadır. Bunlar hastaya gastroskopi ve üst batın ultrasonu yapmaktır.

ENDOSKOPİ (GASTROSKOPİ)

Tüm şişmanlık ameliyatları öncesinde mutlaka bizzat endoskopi yapılmalıdır. Bu evrensel bir kuraldır. yandaş yutma borusu, mide ve onikiparmak barsağı problemlerinin olmadığını kesin anlamak için bu şarttır.

ÜST BATIN ULTRASONOGRAFİSİ

Ameliyat öncesi dönemde bir de mutlaka üst batın ultrasonu deneyimli radyologlar tarafından gerçekleştirilir. Ultrason tamamen zararsız ve hastanın ışın almadığı kolay bir görüntüleme yöntemidir. Obez kişilerde son derece sık gözlenebilen safra kesesi taşı bulunup bulunmadığını ve nadiren de olsa olabilecek başka karın içi yandaş problemlerin varlığını anlamada yardımcı olmaktadır ultrason.

Obezite cerrahi öncesinde safra kesesinde taş saptandığı takdirde aynı seansta safra kesesi ameliyatını da yapmak mümkün olmaktadır. Böylece bir taşla iki kuş vurulmuş olur ve obezite cerrahisi sonrasında ikinci bir ameliyata gerek kalmaz. Ayrıca karaciğer yağlanmasının da objektif olarak değerlendirilmesi gene ultrason ile mümkündür.

Bu Yazıyı Paylaş :